Salı, Aralık 29
Standart 3
K: Muraaaat! bir saniye bakar mısın?
E: Söyle çiçeğim!
K: Sokturma çiçeğine! Buraya gel çabuk!
E: Noldu!!
K: bu ne! Ne bu ne!
E: Bir kibrit kutusuna benziyor! Tabi senin elinde olunca ondan ne manalar çıkarttığını merak etmiyor değilim!
K: Saptırma konuyu. Neden senin dün akşam iş yemeğine giderken giydiğin takımın cebinden çıkıyor?
E: Bilmem! Belki sigaramı yaktıktan sonra CEBİME KOYMUŞUMDUR!!!
K: Kiminle???
E: Yuh!! Hayatım, sigara içmediğin için farkında olmayabilirsin ancak sigara içmek senin hayalinde canlanan gibi ıslak ve en az iki kişi yapılan bir eylem değil!
K: zevzekleşme!!! Cevap ver bana!
E: Lan neye cevap vereyim? Soru mu var ortada?
K: Peki daha açık sorayım o zaman! Bazen unutuyorum imadan hiç anlamayan bir sığır olduğunu!
E: Gözümsün... Buyur sığırın bellediği, dinliyorum.
K: Dün akşam gittiğini iddia ettiğin şirket yemeğinin, yine iddia ettiğin lokasyonu ile arasında 50km olan bir otele ait kibrit kutusunun cebinde ne işi var?
E: telefon joker hakkım var mı?
K: Sana bir soru sordum!!!
E: Seyirci de yok ki sorayım!
K: Ciddi ol!!! Burada çok sinirliyim!!!
E: Dalga geçmeye başlamadım bile!
K: BANA CEVAP VEER!!
E: Peki! Sen istedin... Gerçeği mi duymak istiyorsun?
K: Evet!
E: Dün akşam şirket yemeği var diye sana yalan söyledim! Hatta şirketteki pek çok arkadaşı ayarladım ki, sen olur da yerini ve zamanını bildiğin yalan yemeğe gelirsen orada bir yemek olduğunu gör, beni sorarsan da yalan söylesinler diye. Hatta senin de pencereden görebileceğin gibi Hakan'lara kendimi aldırttım. Oysa ki, ben senin her an gelebileceğin bir yemekte olmak yerine, oradan 1 saat uzaklıktaki bir otelde kayakla atlama yapıyordum! Hem kayıyordum, hem atlıyordum senin anlayacağın. Hatta sen 4 defa aradığında, telefonun bir kere çalması için geçen sürede odadan çıplak olarak çıkıp, depar atıp otelin restoranına gidip orada telefonu açtım ki seslerden anlama otel odasında olduğumu diye. Pek çok insanın iştahını kaçırdım ama pişman değilim! Bütün bunları yapmayı ve ayarlamayı başardıktan sonra ise, dedim ki... Ben bu kadar zeki olamam, mutlaka bir salaklık yapmam lazım dedim ve otelin kibritini cebime koydum. Şimdi dedim tam oldu!
K: Ne saçmalıyorsun sen be?
E: Saçmalamıyorum sevgilim. Bu sefer gerçekten dalga geçiyorum!
K: Bana bak! Laf kalabalığına getirerek bu işten sıyrılamazsın! Cevap ver bana!
E: Allahım gerçekten bu soruya ciddi ciddi cevap vereceğime inanmıyorum. Sırf senin için hayatım. O güzel çenen kapansın da, adam gibi televizyon izleyeyim diye!
K: kaçıyo tabi televizyon!
E: Vallaha kaçıyo aslında. Demin EuroSport'u aradım. Sevgilim biraz saçmalayacak, Azıcık pause etseniz yayını geliyorum dedim. Çok ciddiye almadılar!
K: Nasıl yani?
E: onu diyorum işte ben de. EuroSport beni ciddiye almazken, ben bu soruyu ciddiye alıp nasıl cevap verebilirim?
K: Bana bak, erkek ol, konuş benimle. Zevzekliği bırak! Cevap ver! O kibrit kutusunun cebinde ne işi var?
E: Yangın sigortası işine gireceğim de, müşteri potansiyelini arttırayım diyorum!
K: Cevap vermekten kaçındığın her saniye daha fazla batıyorsun farkında mısın?
E: Hayatım alakası yok. Tek yapmaya çalıştığım şey, ortamdaki saçmalık seviyesine uygun davranmak. Manyak mısın kadın??? aaaaaa ne oteli ne kibriti!!!
K: BANA CEVAP VER!!! Üste çıkarak beni geçiştiremezsin!
E: Offfff! Sigara içmeye çıktık kaç defa! Sedat ile beraber! Çakmağım yoktu, hep ondan ateş istedim. Cebinde bu varmış ekstra, "Al bu akşam idare et bunla" dedi. Oldu mu? Rahatladın mı?
K: Bu kadar zaman saçmalayıp düşünsem, ben de güzel bir yalan bulurdum! Bunun gibi...
E: Eşşeğin kulağı! Ne yalanı lan???
K: Sedat nerden bulmuş onu? Evli barklı adamın ne işi varmış otellerde?
E: Canım bizden bi bok çıkmadı, sedat ve karısı yerine de mi kavga edeceğiz?
K: siz her bokunuzu bilirsiniz birbirinizin? Ne haltlar karıştırıyor o gavat?
E: Bir saniye hayatım!!!
K: Ne oldu?
E: Ben bi UEFA'yı arayacağım da.. Bakalım Avrupa Şampiyonası'nı erteleme şansları varmı? kaçırmak istemiyorum da!
K: Zevzek!!!
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder